Askerlik yapmayan işe girebilir mi ?

Ozgehan

Global Mod
Global Mod
Askerlik Yapmayan Kişiler İşe Girebilir Mi? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Değerlendirme

Merhaba değerli forumdaşlar,

Bugün sizlere üzerinde düşünmeye değer bir sorudan bahsetmek istiyorum: "Askerlik yapmayan bir kişi işe girebilir mi?" Belki de bu soru, toplumsal yapımızda uzun süredir tartışılan ve hala net bir çözüm bulunamayan birçok ön yargı ve normu içeriyor. Ancak, bu soruyu sormak, sadece askerlik hizmetine bakmakla kalmayıp aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi önemli dinamikleri de içine alıyor. Gelin, bu soruyu hem erkeklerin çözüm odaklı hem de kadınların empati odaklı bakış açılarıyla ele alalım ve hep birlikte toplum olarak bu durumu nasıl daha adil bir hale getirebileceğimizi tartışalım.

Askerlik ve Toplumsal Cinsiyet Rolleri: Bir Erkek Perspektifi

Askerlik, özellikle Türkiye gibi bazı ülkelerde, erkeklerin yaşamlarında önemli bir yer tutan bir deneyimdir. Ancak, bu durum sadece biyolojik cinsiyetten bağımsız olarak, toplumsal bir beklentiye dönüşmüş ve erkeklerin yaşamlarının bir aşaması olarak kabul edilmiştir. Erkekler, genellikle askerlik görevini yerine getirmedikleri takdirde, toplumda eksik bir adam olarak görülürler. “Askerlik yapmadıysa, o zaman ciddiyetinden ve sorumluluğundan şüphe edilir” gibi düşünceler, erkeklerin toplumsal rollerini belirleyen olgular haline gelmiştir.

Erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı, bu tür toplumsal yargılara karşı genellikle analitik ve stratejik bir şekilde karşılık verir. Askerlik yapmayan bir kişinin işe girmemesi gerektiği düşüncesi, çoğu zaman mantıklı bir zemin üzerine inşa edilmiştir. Ancak, bu bakış açısı, bireylerin potansiyelini dar bir çerçevede değerlendiren ve çeşitliliği göz ardı eden bir anlayışa dayanır. Erkeklerin genellikle askerliğin bir “zorunluluk” olduğu ve iş hayatına girmek için bu deneyimin gerektiği düşüncesi, aslında toplumsal yapının dayattığı bir normdan başka bir şey değildir. Oysa askerlik yapmamış bir birey, aynı zamanda bu toplumda sorumluluk sahibi, yetenekli ve değerli bir insan olma potansiyeline sahiptir.

Analitik açıdan bakıldığında, askerliğin iş dünyasında bir engel teşkil etmesi, çoğu zaman mantıksızdır. Askerlik süreci, bireyin iş becerilerini ya da iş yaşamındaki potansiyelini doğrudan etkilemez. Bir kişinin liderlik becerileri, analitik düşünme kapasitesi ve empati yeteneği, askerliğe bağlı olarak değerlendirilemez. Bu yüzden çözüm odaklı bir yaklaşım, bu normlara karşı durarak, bireylerin asıl yetenekleri ve becerileri üzerinden değerlendirilmesini savunmalıdır.

Kadın Perspektifi: Empati ve Toplumsal Etkiler

Kadınların gözünden bakıldığında ise askerlik yapmamanın getirdiği toplumsal damga daha farklı bir açıya oturur. Kadınlar, zaten toplumsal olarak birçok alanda eşitsizlik ve baskılarla mücadele ederken, askerliğe katılmamak gibi bir durumdan söz etmek kadınları genellikle daha az değerli kılacak bir sorunun parçası haline getirir. Çünkü toplum, hala birçok kadının başarması gereken en önemli şeyin “toplumsal cinsiyet rolüne uygun” bir yaşam sürmek olduğunu dayatmaktadır. Askerlik gibi erkeklere özel bir yükümlülük, bu normları daha da pekiştirmektedir.

Kadınların empatik bakış açısı, bu sorunun sadece askerliğin yapılmadığı durumlarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda kadının toplumdaki rolünü ve toplumsal kabulünü de etkilediğini gösterir. Kadınlar, askerlik hizmeti gibi bir “erkeklik görevi”nin dışarıda bırakıldığı durumlarda, genellikle kendilerini daha dışlanmış hissederler. Erkeklerin askerliğini tamamlamamış olmalarını bir eksiklik olarak görmek de kadınlar açısından aslında toplumsal bir sistemin, erkeklerin olabilecek en yüksek seviyeye ulaşmalarını engelleyen bir engele dönüşmesine neden olur.

Bununla birlikte, kadınlar bu durumu daha insancıl bir perspektiften değerlendirir. Askerlik yapmayan bir erkeğin iş gücüne katılımı engellenmemelidir. Çünkü bu, toplumsal bir baskıdır ve bu baskıyı yalnızca erkekler değil, toplumun tamamı hissetmektedir. Kadınlar, toplumsal eşitliği savunarak bu normların değişmesi gerektiğine inanırlar. Askerlik gibi toplumsal cinsiyetle ilişkilendirilmiş görevlerin, herkes için aynı fırsatları yaratması gerektiğini savunurlar.

Çeşitlilik, Eşitlik ve Sosyal Adalet: Askerlik Yapmayanların İş Hayatındaki Yeri

Sosyal adalet ve eşitlik perspektifinden baktığımızda, askerlik yapmayan bir kişinin iş dünyasına katılımının engellenmesi, toplumsal çeşitliliği ve eşitliği bozan bir uygulamadır. Askerlik, sadece cinsiyete dayalı bir yükümlülük olmanın ötesinde, birçok farklı kültürel, toplumsal ve ekonomik yapıyı etkileyen bir sorundur. Askerlik yapmamış bir kişi, aslında bu toplumsal normların dışında kalarak kendi potansiyelini daha serbestçe ortaya koyabilir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında, askerliğin gerekliliği gibi bir toplumsal normun, kadınlar üzerinde daha büyük bir baskı oluşturduğunu ve toplumsal adaletin bu anlamda zedelendiğini söyleyebiliriz. Kadınların iş gücüne katılımı zaten birçok engel ve zorluk ile karşı karşıya iken, erkeklerin de askerliğe dayanarak iş dünyasına adım atmalarının zorlaştırılması, daha büyük bir adaletsizlik yaratır.

Hep birlikte düşünmeliyiz: Askerlik yapmak, bir kişinin kariyerine başlaması için tek bir ön koşul mu olmalı? Bu norm, toplumun tüm bireylerine eşit fırsatlar sunuyor mu?

Forumda Sormak İstediğim Sorular
1. Askerlik yapmayan bir kişinin işe girmemesi gerektiğini savunan toplumsal normları nasıl değiştirebiliriz?
2. Erkeklerin askerlik yapmadığı için dışlanmasını, kadınların toplumda zaten daha zor bir yer edinmeleriyle kıyasladığınızda nasıl bir sosyal çözüm önerebilirsiniz?
3. Toplumsal cinsiyet ve çeşitlilik açısından askerlik gibi toplumsal normların iş dünyasında yaratabileceği engeller hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu konudaki düşüncelerinizi benimle ve diğer forumdaşlarla paylaşmanızı çok isterim. Hep birlikte bu önemli sorunu daha geniş bir perspektiften ele alalım ve toplumsal normları dönüştürme yolunda adımlar atalım!
 
Üst