Cumaya hangi şartlarda gidilmez ?

Sude

New member
Cumaya Hangi Şartlarda Gidilmez? Biraz Gülmek, Biraz Düşünmek!

Herkesin bildiği bir gerçek var: Cuma günü, haftanın en özel günü! Hem dini bir anlam taşıyor hem de sonunda hafta sonu tatili var, öyle değil mi? Ama… evet, ama bazen o kadar çok işimiz olur, o kadar çok “önemli” şeyle meşgul oluruz ki, cumaya gitmemek için o kadar çok bahane buluruz ki! Kimseyi yargılamıyorum, sonuçta bazen haftanın yorgunluğu o kadar ağır basar ki, "Bugün gitmesem de olur" diyen iç sesimiz çok kuvvetli çıkabilir. Hadi gelin, bu iç sesi biraz mizahi bir şekilde inceleyelim, ve "Cumaya gitmemeniz gereken anlar" listesini eğlenceli bir dille yapalım.

1. Uykusuzsanız ve Gözleriniz Yarı Açıksa…

Düşünsenize: Sabah uyanıyorsunuz, göz kapaklarınız neredeyse birbirine yapışmış, kafanızda küçük bir kapı sesi var: "Şu an güne başlamak istiyor musun?" Cevap tabii ki hayır! O kadar uykusuzsunuz ki, camiye gittiğinizde ne kadar dua edeceğinizi değil, ne kadar uyuyabileceğinizi düşünüyorsunuz. Erkekler stratejik bir şekilde hemen çözüm üretebilir: “Bir kahve içerim, belki biraz uyanırım.” Ama, kadınlar... Eh, onlar sabah uykusuzsa, çoktan "Yine uyudum, yine uykusuz kaldım, herkesin ruh haliyle ben de ilişki kuramam!" diyen bir empati krizine girmiştir.

O yüzden, uykusuzsanız ve gözleriniz açık ama zihniniz kaybolmuşsa, bu gün için cuma namazı zor görünüyor. Biraz daha uyku, belki yarın. :)

2. Hafta Sonu Planlarınız Başladıysa!

Cumaya gitmek, bazen sadece "Cuma çıkışı şurada yemek yiyeceğim, sonra şunu yapacağım" diyerek bir hafta sonu planı yapmak gibidir. Planlar kurulmaya başladı mı, bir şekilde cuma namazı kendini unutulmuş hisseder. Mesela, erkekler genelde stratejik bir bakış açısıyla hemen çözüm bulurlar: “Cuma namazı kısa sürer, sonra keyifli bir buluşmaya gidebilirim.” Ama kadınlar? İyi ki varlar, çünkü onlar hafta sonunu planlarken hep şöyle derler: “Ya ama buradaki insanlar nasıl, nereye gideceğiz, kimlerle görüşeceğiz?” Kadınların sosyal bağ kurma yönüyle cuma namazını bırakıp, o haftasonu “sosyal hayatına” odaklanmak gerçekten kaçınılmaz olur!

Eğer cuma sabahı plan yapıyorsanız, hatta o akşam için rezervasyon bile yapıldıysa, “Namaza gitmeme” kararı almak hayatın en kolay şeyi olabilir. Biraz içsel bir hesaplaşma, ama her şeyin bir fiyatı vardır, değil mi?

3. Günün En Yoğun İş Toplantısı Varsa…

Ah, bir de bu var! Cuma günü sabahları her şey sakin, herkes bir şekilde işini halletmeye çalışıyor, ama birden o yoğun toplantı daveti gelir. O an gözlerinizin içine bakarak içinizden bir ses der ki: “Ama… cuma namazı!” Ama biliyorsunuz ki, eğer o toplantıya gitmezseniz, “projeyi kaçırırsınız”, “yaklaşan kritik deadline’ı geçersiniz”… Erkekler burada çözüm odaklı yaklaşabilir: “Plan yapalım, cuma namazını öncesinde kılalım, toplantıya yetişelim!” Ama kadınlar? Kadınlar bazen bu tür kararları alırken “Bu toplantı çok önemli, hem de çok. Belki sonra başka bir zaman gidebilirim.” diyebilirler. Biraz daha zamana ihtiyaçları vardır.

Sonuçta iş dünyasında, toplantı öncesi, sonrası kıyası yapılırken cuma namazının geçiştirilmesi sıkça yaşanır. Kimse sizi yargılamaz, değil mi? Yani sonuçta, iş hayatı da bu kadar ciddiye alındığında, bazen ruhani meseleler bir kenara bırakılabilir!

4. Hava O Kadar Güzel Ki…

Özellikle bahar aylarında güneşli bir cuma sabahı uyandığınızda, birden "Namaz yerine dışarıda ne yapsam?" sorusu zihninizde belirebilir. Erkekler buradan hemen çözüm önerisi getirebilir: "Dışarıda kısa bir yürüyüş yapar, namazdan sonra öğleyi yavaşça geçiririm." Ama kadınlar? Onlar o gün “Ruhum biraz huzur istiyor, deniz kenarında çay içmek gibi bir şey yapmalı!” diyebilirler. Çözüm şu: Vücudun, doğanın şarkısını dinlemesi gerekebilir. Hava güzelse, o güzel anı kaçırmamak lazım.

Ama bir tarafımız da her zaman içten içe “yine mi cuma” diye düşünür. Yani, tabii ki namaza gitmek gerek ama... belki biraz daha dertten uzaklaşıp güneşin altında uzanmak da fena bir fikir değil!

5. Yolda Trafiğe Takıldıysanız ve Zaten Geciktinizse…

İşte bu, hepimizin başına gelmiştir. O kadar trafik vardır ki, "Cuma namazını kaçırmam, başkalarına da rahatsızlık vermem!" diyerek yola çıkarsınız. Ama ne yazık ki, trafikte sıkıştığınızda, gözünüzde saat dakikaları saymaya başlar ve birden cuma namazına gitmemenin çok basit bir çözüm olduğunu düşünürsünüz. Bir erkek hemen düşünür: "Bu trafiği görüp namaza geç kaldığımda başka bir gün kılarım" der. Ama kadınlar, biraz da empatik yaklaşır ve “Ben gittiğimde herkes birbiriyle ilgileniyordur. Benimle kimse ilgilenmeyecek. Hem neden gitmeyeyim?” diyebilirler. Her iki bakış açısının harmanlandığı noktada, trafiğin sizi teslim aldığı anlarda bir çözüm üretemiyorsunuz!

Sonuç olarak, bazen geç kalırsınız, bazen gitmeye karar verirsiniz, bazen de hiç gitmemeyi tercih edersiniz. Yani, karar tamamen size kalmış. Hayat zaten bir dizi denemeden ibaret!

Sonuç: Cuma, Bu Kadar Ciddiyet Yeter Mi?

Cuma namazı, bizler için çok önemli bir görev. Ama hayat bazen bu tür gündelik sorulara eğlenceli çözümler sunar. Bazen, hayatta her şey yolunda gitmeyebilir ve bu tür bahanelerle kendimize izin veririz. İşte o zaman, mizahi bakış açılarıyla, hayatın renklerine saygı duyarak, bir kez daha "Belki başka bir zaman" demek en iyisi olabilir!

Hadi bakalım, sizler de kendinize bir bahane bulun ve forumda yorumlarla bir gülümseme yaratın! :)
 
Üst