Küpü nedir ?

Selen

New member
Bir Hikâye Paylaşmak İstiyorum Forumdaşlar…

Bazı konular vardır, ilk bakışta basit görünür. Hatta insan “bunu anlatmaya ne gerek var?” der. Ama biraz durup düşününce fark edersiniz ki o basit görünen şey, aslında hayatın tam ortasına dokunur. Bugün sizinle böyle bir hikâye paylaşmak istiyorum. Konusu bir küp. Evet, bildiğimiz küp… Ama bu hikâyede küp, sadece bir geometrik şekil değil; düşünmenin, anlamanın, bağ kurmanın ve birlikte öğrenmenin sembolü.

Bir Masanın Etrafında Başlayan Hikâye

Her şey bir akşam, eski bir ahşap masanın etrafında başladı. Masanın bir ucunda Ali vardı. Ali, sorunları adım adım çözmeyi seven, her şeyin ölçüsünü, sınırını, netliğini arayan biriydi. Karşısında ise Elif oturuyordu. Elif için ise hiçbir şey sadece “şekil” değildi; her şeyin bir hikâyesi, bir duygusu, bir ilişkisi vardı.

Masada bir de küçük, tahta bir küp duruyordu. Altı yüzü, sekiz köşesi, on iki ayrıtı olan sade bir küp.

Ali küpe baktı ve net bir ses tonuyla konuştu:

“Bu bir küp. Tüm ayrıtları eşit. Altı yüzü var ve hepsi kare.”

Elif gülümsedi. Küpe dokundu, parmaklarını yüzeyinde gezdirdi.

“Bana göre bu küp, her tarafından bakıldığında aynı hissi veren bir şey. Hangi yüzünü çevirirsen çevir, seni yarı yolda bırakmıyor.”

İşte hikâye tam da burada başladı.

Küp Nedir? Tanımın Ötesinde Bir Şekil

Ali için küp, matematiksel bir gerçekti. Ölçülebilir, hesaplanabilir, tanımlanabilir.

– Tüm kenar uzunlukları eşittir.

– Tüm yüzleri karedir.

– Hacmi, bir ayrıtının küpü alınarak bulunur.

Ali bunu anlatırken sanki bir harita çiziyordu. Yol belli, hedef belli, sonuç belli. Onun dünyasında küp, düzenin ve kontrolün simgesiydi. Nereden tutarsan tut, aynı kurallar geçerliydi.

Elif ise küpü dinlerken başka bir şey düşünüyordu. Ona göre küp, her yüzüyle dünyaya açık bir şeydi. Hangi tarafından yaklaşırsan yaklaş, seni karşılıyordu. Bir yüzü geçmişti, bir yüzü gelecek. Bir yüzü yalnızlık, bir yüzü paylaşım.

Küp, iki farklı bakış açısında aynı anda var olabiliyordu. Ve bu, onu özel kılıyordu.

Çözüm Odaklı Akıl ile Empatik Kalbin Kesiştiği Yer

Ali, küpü eline aldı ve masanın ortasına koydu.

“Bak,” dedi, “bir çocuğa bunu anlatırken net olmalıyız. Küpün ne olduğu belli olmalı. Tanımı sağlam olmazsa, çocuk kafasında oturtamaz.”

Elif başını salladı ama itiraz etti:

“Tanım yetmez. Çocuk küpü hissetmezse, sadece ezberler. Küpü bir zarla, bir oyuncakla, bir kutuyla ilişkilendirirse anlar.”

İşte burada hikâye derinleşti. Küp, artık sadece geometrinin konusu değildi. Öğrenmenin kendisine dönüşmüştü. Ali’nin stratejik yaklaşımı yapıyı kuruyordu. Elif’in empatik yaklaşımı ise o yapının içine hayat koyuyordu.

Birlikte düşündüklerinde fark ettiler:

Küp, altı yüzüyle farklı bakış açılarını temsil ediyordu. Ama bu yüzler birbirinden kopuk değildi. Hepsi aynı şeklin parçasıydı.

Bir Küp, Bir Hayat Gibi

Elif bir an sustu ve sonra yavaşça konuştu:

“Biliyor musun, insanlar da biraz küp gibi. Herkesin altı yüzü var sanki. İşteki yüzü, evdeki yüzü, yalnızkenki yüzü, kalabalıktaki yüzü…”

Ali düşündü. Bu benzetme hoşuna gitmişti.

“Ve hepsi aynı insana ait,” dedi. “Ayrıtlar eşit olmasa şekil bozulur.”

O an küp, hayata dair bir metafora dönüştü. Eğer bir yüz ihmal edilirse, bütün yapı sarsılıyordu. Küpün gücü, her yüzünün dengede olmasındaydı. Tıpkı insanın aklıyla kalbi arasında denge kurması gibi.

Küpü Anlamak, Birlikte Öğrenmek

O akşam masadan kalktıklarında ikisi de şunu fark etmişti:

Küp, tek başına anlatıldığında eksik kalıyordu. Sadece tanım olunca ruhu yoktu. Sadece duygu olunca da sınırları belirsizleşiyordu.

Gerçek anlam, ikisinin birleştiği yerdeydi.

– Net tanım + bağ kurma

– Kural + hikâye

– Akıl + kalp

Bir küp, ancak böyle tamamlanıyordu.

Forumdaşlara Açık Bir Kapı

Şimdi bu hikâyeyi buraya bırakırken, merak ediyorum. Siz küpü nasıl görüyorsunuz? Sizin için sadece bir şekil mi, yoksa hayatınızda bir yere dokunan bir sembol mü?

Belki bir çocukluğunuzda oynadığınız zar,

Belki taşınırken sakladığınız küçük bir kutu,

Belki de her yönüyle sizi ayakta tutan dengeli bir yapı…

Yorumlarda kendi “küp” hikâyenizi paylaşırsanız, bu hikâye altı yüzle sınırlı kalmaz. Yeni yüzler eklenir. Ve belki de hep birlikte, tek bir şeklin içinde ne kadar farklı dünya barındığını yeniden keşfederiz.
 
Üst